2 Ekim 2018 Salı

İnsan Olmanın Alameti Farikası - Levent Gültekin

İnsan olmanın kuşkusuz bir çok göstergesi var. Bana göre adil olmak bunların başında geliyor. Adil olmak bizi insan yapıyor ama hayatı da zorlaştırıyor. Nasıl mı? Anlatayım:

Bosnalılarla Sırplar savaşırken kimi Hırvatlar Bosnalıların yanında -safında Sırplara karşı savaşıyordu. Bir gün komutanlarla toplantı yapan Bosna lideri Aliya İzzetbegoviç mealen şöyle der:

"En zorda olanlar, sizinle beraber savaşan Hırvat askerler, çünkü Hırvatlar onlara hain gözüyle bakıyor. Siz ise sizden olmadıkları için onlara şüpheyle yaklaşıyorsunuz. Her an size bir yanlış yapacakları ihtimali, sizi onlara karşı içten, samimi davranmaktan alıkoyuyor. Onlara tam güvenemiyorsunuz. Lütfen bu duygunuzu yansıtmamaya çalışın."

Adil olmak, kendi hakkını veyahut senden olanın, senin gibi düşünenin hakkını, hukukunu korumaktan, savunmaktan çok "öteki"nin yani rakibin, yani senden olmayanın, yani senin gibi düşünmeyenin hakkını, hukukunu ne kadar gözettiğinle alakalı bir değerdir.

Gerçeği söyleyen, hakkı teslim edenin adalet duygusu o kimseyi arkadaşlarını kaybetme, yalnız kalma, takımdan atılma pahasına adil davranmaya mecbur ediyor. İşte bütün bu kayıpları göze alıp gerçeği söylemek. Mesele bu. Bunun için adalet duygusunun yüksekliği, insanlık derecemizin de göstergesidir. Fakat böyle davranmanın yaşamımızda bir bedeli var. Özellikle de bizim gibi değerleri tahrip olmuş toplumlarda bedel daha da ağırlaşıyor. Çünkü bu duyguya sahip insanlar yalnızlaşıyor. Dışlanıyor.

Değerlerden yana olmak, yani değerleri yaşamın terazisi yapmak sizi mahallesiz, çevresiz, arkadaşsız bırakabilir ama insan yapar. İnsan olmadıktan sonra kiminle dost kiminle düşman olmanın ne anlamı var ki?

                                                   İnsan Olmanın Alameti Farikası
                                                                Levent Gültekin
                                                           Karakarga Dergi Sayı:5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder