30 Kasım 2020 Pazartesi

Hayat, insanın yaşadıkları değildir..

 Yazar Gabriel Garcia Marquez bir yazısında:
"Hayat, insanın yaşadıkları değildir; aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır." diyor

11 Kasım 2020 Çarşamba

Yaşasın Balıkçılık!

Sait Faik'in Medarı Maişet Motoru adlı eserinde Ragıp Efendi İstanbul ve balıkçılıkla ilgili çok güzel konuşuyor. Kıymetini bilemediğimiz, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizdeki hazinemiz balıkçılıkla ilgili:

"Demek niyet, dedi, balıkçılık.

-İnşallah! dedi Ragıp Efendi, seneye bu vakitler Boğaz'da yahut adalar'dayız. Torik beklemek için. Bugüne kadar Adalar'da iskele tamirine çalışıyordum. Gırgırlarda çok gezdim. Balıkçılığı adamakıllı kavradım. Torikte iyi para var. Biraz daha ustalıkla çalışılırsa bu torik insanı zengin eder, bilir misin? Bizim Anadolu bakımsızlıktan kırılır. Balık nedir bilmeyen yerler vardır yahu! Ne söylüyorsun? Sanki onyedi, on sekiz milyon insanın balığını şu İstanbul boğazı getirir, millete bırakır, ne yapacağımızı bilemeyiz. Atarız denizlere satamazsak. Köpekler, köpek leşleri gibi yüzer o cevher balık. O mektepli gözlerini pırıl pırıl edecek, o nişanlılara can, evlilere çocuk, hastalara şifa verecek mavi, mor pullu, yılan derili balık! Alır gider İtalyanlar! Basarlar fıçılara, afiyetimize yerler. fosforlanınca saldırırlar etrafa...
İşte niyetim o vergili, kırağılı, tohumu çürüklü topraktan çok denizle uğraşmak. Ne tohumu var ne kırağısı. Ne harman için rüzgar beklemek. Ne döven için öküz kiralamak, ne de tohum için borç para almak. Ne de sınır, 'Benim malım' demek kaygısı... 
Deniz Allah'la devletindir. Devlete verirsin vereceğini, bugün dersin Kınalı açığı, yarın Hayırsız, ertesi gün Bozcaada. Daha ertesi gün de İmralı...
Bütün Marmara gözün alabildiğine cebindeki tezkereyle beraber senindir. Hatta tezkeresiz bile...Devlet balıkhaneye gelir alır alacağını. aldığı da nedir ki? Sen korsun cüzdanına papelleri. İtalyan bandıralı gemiler ağızlarına kadar yüklü giderler. Sen geçersin karafakinin başına. Hanende Sünbül'ün sesinde Erzurum havaları dinlersin. Katina yanı başındadır. Yaşasın balıkçılık! Balıkçılar arkadaş! Katina da sağolsun!
Hülasa deniz, müthiş bir şeydir. Tevekkeli deniz gibi hür demezler. Ama insanı yerden yere vurduğu da olur ha! Şakaya gelmez o..."