26 Ağustos 2018 Pazar

Kornaların Dili


        Araçlar, kornalarıyla, insanların birbirleri ile anlaştıklarından daha iyi anlaşıyorlar ve bir ifade tarzı olarak araç kornası kullanıyor yurdum insanı. 

        Birbirleri ile kornaları ile selamlaşıyorlar, olmadı selektör yapıyorlar, yeri geliyor kornaya uzun uzun basarak küfür ediyorlar. Kornaya ne kadar uzun süre basılı tutarsan küfürün şiddeti o kadar yüksek demektir. Karşı taraf da uzun uzun kornaya basarak cevap verirse o da "ben de senin" demek.

      Karşıdan gelen tanıdık bir araca kısa basılan korna naber, karşılık olarak basılan uzun korna, “iyi valla nolsun” demektir.
      
       Trakya’da ise karşıdan gelen tek kısa korna “nabyon”, karşılık olarak basılan çift korna “iyi beya, sen nabyon” demektir.

        Aynı birliğin minibüsleri ya da aynı firmanın otobüslerinin kornalaşması yada sellektörleşmesi “iyi yolculuklar” yada "selam kaptan kardeşim" demektir.

        Birbirlerinden ayrılırken basılan tek kısa korna "hadi eyvallah" manasındadır.

       Düğün ve sünnet konvoylarında ise günün favori şarkıları korna ile seslendirilmeye çalışılır. 

      Futbol takımlarının taraftarlarının şampiyonluk ve galibiyet kutlamalarında ise aralıksız kornalar basılır. Bu arada araçlar birbirlerine zarar verseler bile umursanmaz, korna çalınıp devam edilir. 

      Karayolunda sol şeritte gidiyorsan arkandan gelen bir tırın şiddetli kornasının, "Önümden çekiiillll" demek olduğunu söylemeye herhalde gerek yok.

      Sarı ışığın yeşile döndüğü, saniyenin onda biri kadar geçen o sürede, hala hareket etmeyen öndeki araca basılan korna ile aslında, araç öndeki araca "hadi yürüüüü paşa kelle bekliyor" demek istiyor.
     
      Şehir merkezinden köylere yolcu taşıyan minibüslerin güzergahlarında yavaş yavaş giderken kesik kesik kısa aralıklarla çaldıkları korna ise "ha-di gi-di-yo-ruz-yok-mu-yol-cu" demek.
     
      Sürücünün aracı ile evinin önünde durup, aracın camı açıkı kapısından kafayı dışarı sarkıtarak bastığı uzun korna ise "hadi ben geldim aşağı inin gidelim" demek. 
      
        Yolda radar varsa yardımsever otomobiller selektör yaparak birbirlerini uyarır. Uzun farlarını yakarak karşıdan geleni uyarmak için  yine uzun farlar kullanılarak selektör yapmak  ise "bilader o uzunları yaktığında  benim  gözler de aha bak böyle oluyür" demektir. Karşıdaki inat edip uzunları yakmaya devam ederse,  yanından geçerken küfürle karışık uzun uzun kornaya sürekli basmak da  "uyardık anlamadın bu küfürü hakettin" demektir.
       
         Hele bir de havalı korna ile derdini anlatanlar var ki. Baba filminin melodisini seslendiren, öksüren, Türk Marşı çalan kornalara  sahip araçlar da içlerindeki sanatçı kişiliği öne çıkaran sürücüleri barındırırlar. Sanatın bu türünden uzak durmakta fayda var. 

       Bütün bu olumsuz örneklere rağmen araçlar,  insanların birbirleri ile anlaştıklarından daha güzel anlaşıyorlar. Bomboş sokakta birbirine selam vermeden geçip gidenler, trafikte birbirini uyaran ama yaya geçidinden, alt ve üst geçitlerden geçmeyenleri uyarmayanlar, yaya geçidine park edenleri uyarmayanlar, bir mekana girdiklerinde selam vermeyenler, vedalaşırken Allahaısmarladık, hoşçakal demeyenler, hep bu araçları icat eden ve onları kullanan insanoğulları değil mi? 

       Araçların da gevezeleri yok mu? Tabi ki var. Olur olmaz yerde ve olur olmaz saatte kornasını kullananlar. 
       
       Lütfen trafikte araç kornalarını gereksiz yere, hele geç saatlerde kullanmamaya özen gösterelim. Daha saygılı, daha duyarlı vatandaşların yaşadığı şehirlerde yaşamak hepimizin hakkı...
    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder