16 Aralık 2018 Pazar

"SELFİE" Kendi kendimize bir fotoğraf çekilelimdir.

"Kardeş bir fotoğrafımızı çeker misin rica etsek? diye bir söz vardı. Ne zamandır duymadığımız. Ön kameralı telefonların üretilmeye başlaması ile herkes kendi kendinin resmini çekmeye başladı.


Daha cep telefonları fotoğraf çekmezken, dijital fotoğraf makinemizle, "Dur bi kendi kendimizi çekelim" deyip kolumuzu ileri uzatarak, makineyi kendimize doğru çevirerek kendimizin fotoğrafını çekerdik. Şansına artık çerçeveye ya girer ya girmezsin. Meğer bu yaptığımızın, kendi kendine fotoğraf çekilmenin adı selfie'ymiş de haberimiz yokmuş. Tabi bunu makaralı filmli fotoğraf makinesiyle yapma lüksümüz yoktu. Ne çıkıp çıkmayacağını bilmeden film boşa harcanır mı? Tabi ki harcanmaz. Beğenmediğimizi silme, ya da ne çektiğimizi görme şansına sahip değildik o zamanlar. 


İnsanların daha çok sosyal medyada vakit geçirmesi fakat aslında gerçek hayatta sosyallikten uzaklaşması bize "selfie" yani zorlama anlamıyla "özçekim" kelimesini kazandırdı.

"Selfie" sosyallikten uzaklaşmaktır. Güvensizliktir belki de. Arkadaş grubunun dışına taşmamaktır. Elindeki telefonu başkasına vermeye güvenmemektir. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, 2 bin, 3 bin hatta 4 bin liralık rakamları gözden çıkararak alınan telefonları, "Kardeş ya, bir resmimizi çeker misin?" diyerek başkasının eline vermeye güvenmeyen sistemin kendi kendine fotoğraf çekilme zorluğunu, bir ayrıcalığa, bir lükse, bir güzelliğe taşımasıdır "Selfie"   

Restoranda zorlana zorlana, kalabalık bir yemek masasındaki grubu arkasına alarak, iki eli havada telefonu tutmuş ve aşağı yukarı hareket ettirmek suretiyle herkesi ekrana sığdırmaya çalışan birine garson, "Ben çekeyim isterseniz" dediğinde "Yaa biz selfie çekiceeez" cümlesinin mantığını açıklamak gerçekten çok zor.  

1 yorum:

  1. Her zaman olduğu gibi muhteşem bir yazı... Okurken hem gülümsedim, hem üzüldüm, insanlığın geldiği nokta için. Teşekkürler Mehmet TEKİNBAŞ...

    YanıtlaSil