27 Kasım 2018 Salı

Son Havadisler


Gelin bugün biraz gazete ismi vermeden, gazetelerden derlediğim haber başlıklarına bakalım:

Birinci gazetemiz: 

"Mahalli İdareler yeni baştan düzenlenecek"
"Kendisini eve almayan karısını tornavida ile öldüren marangozun çocukları mahkemede bayıldı."
"CHP, artık onu kuranlar için tanınmaz hale geldi."
"Tarım Bakanı, dün Çukurova'da Meksika buğdayı ile ilgili tetkiklerde bulundu"
"Milli Eğitimde sistem sil baştan"

İkinci gazetemiz: 

"Diyarbakır-Silvan arasındaki bölgede 4 terörist yakalandı."
"Sakarya Karapınar'daki bir düğünde ateş ederek kutlama yapan iki vatandaş birbirini vurdu."
"Hastanelerde doktor sıkıntısı"

Üçüncü gazetemizde ise neler varmış: 

"Bu yıl 500 bin ton buğday ithal edilecek"
"Olası İstanbul depremine karşı neler yapılabilir?"
"Fenerbahçe'de huzursuzluk bitmiyor."

Dördüncü gazetemizde şöyle başlıklar var: 

"Bursa'dan Yalova'ya giden yolcu otobüsü devrildi: 4 ölü 25 yaralı"
"İktidar partisi milletvekillerinden Sayın T.F: 'Yoksullukla ve yolsuzlukla mücadele en büyük görevimiz' dedi."
"Tarımdaki verim düşüklüğü önleniyor. Yüksek verimli tohumluk yetiştirenlere prim verilecek."
"Sanayimizin güçlendirilmesi için 5 milyar 500 bin lira harcanacağı açıklandı"

Beşinci gazetemizde: 

"Askerlik süresi ile ilgili yeni düzenleme"
"CHP Genel Başkanı açıkladı:Her türlü diktaya karşıyız."
"Suriye sınırında yine çatışma"
"Yapılan kontrollerde 69 çeşit gıda maddesinin bozuk olduğu tespit edildi. Cezalar arttırılıyor"
"Askeri ücrette yine anlaşma sağlanamadı"

Altıncı gazetemizin başlıkları: 

"Gazete kağıdına müthiş zam"
"Meyve sebze fiyatları el yakıyor."
"Tütüne ve alkol ürünlerine zam"

Yedinci gazetemiz:  

"Gelir dağılımında adalet sağlanacak"
"Kuvvetli yağmur İstanbul'da yaşamı alt üst etti."
"Ege körfezi çölleşiyor mu? Ege Bölgesi Balık Avcıları Derneği, Cumhurbaşkanı ve yetkililere seslenerek: Balıkçıların bilinçsiz avlanmaları sonucu denizlerimizdeki balık neslinin tehlikede olduğunu belirterek su ürünlerinin korunması için vakit geçirmeden gerekli tedbirlerin alınmasını talep etti."

Sekizinci gazetemizde:

"Sınavlarda cevap anahtarı satanlara kanmayın"
"Maden ocağında patlama"
"Özel dershaneler kapatılmayacak"

Dokuzuncu gazetemiz:

"Memura yeni düzen"
"Irak'ta hava operasyonu"
"Sahte rakıdan 5 kişi öldü"

Son gazetemizde ise bir tek başlık göze çarpıyor:

"İstanbul'da ekmek, taksi, dolmuş ücretlerine zam yağdı."

Bu haberler, günlük gazetelerden okumuş olduğum başlıklar.
"GÜNLÜK" gazetelerden. Ama "GÜNCEL" gazetelerden değil.

Şöyle ki:

Sırasıyla okumuş olduğum;

1.gazete:  22 Mayıs 1968 tarihli SON HAVADİS 
2.gazete:  21 Mayıs 1968 tarihli TASVİR
3.gazete:  6 Eylül 1968 tarihli MİLLİYET 
4.gazete:  23 Mart 1970 tarihli TANİN
5.gazete:  23 Mart 1970 tarihli CUMHURİYET
6.gazete:  17 Temmuz 1971 GÜNAYDIN
7.gazete:  29 Mayıs 1973 tarihli AKŞAM
8.gazete:  17 Mayıs 1983 GÜNEŞ
9.gazete:  16 Ağustos 1986 CUMHURİYET
10.gazete: 1 Şubat 1990 tarihli MİLLİYET

Yayınlandıkları dönemde ülkede değişik partilere ait tek başına ya da birlikte görev yapan iktidarların olduğu, farklı yıllara ait rastgele seçilmiş gazetelerden bazı haberler bunlar.

60'lardan, 70'lerden, 80'lerden, 90'lardan. 
2000'lere hiç girmedim. Diğerlerine göre daha yakın tarih sayılır. O yıllardaki gazete başlıklarını ve gündemi hemen hemen herkes zaten hatırlar. Onlar da günümüzden çok da farklı değildi.

Gördüğünüz gibi, yıllar  değişiyor haberler değişmiyor.

İktidarlar değişiyor, haberler değişmiyor.
Kuşaklar değişiyor, adetler değişmiyor.
Belediye başkanları değişiyor, afetler değişmiyor.
Bakanlar değişiyor, eğitim sistemi değişmiyor.
İktidarlar değişiyor, zamlar değişmiyor. 
Parti genel başkanları değişiyor, demeçler değişmiyor.
Son olarak da, yönetenler değişiyor, oyuncular değişiyor, hocalar değişiyor Fenerbahçe değişmiyor. 

Bu gazeteleri internetten okumadım. Son yıllarda sahaflardan eski gazete ve dergi satın alma alışkanlığım oluştu. Ben eski gazete ve dergileri okumayı çok seviyorum. Zaman makinasına binip geçmişe gider gibi oluyorum. O yılların gazetelerini, o sarı sayfalara basılmış, şimdikilerden çok daha geniş boyutlu ama daha az sayfalı, renksiz gazete kağıtlarını elime almak, yıllar öncesinin diliyle yazılanları okumak hoşuma gidiyor.

Ancak;  kırk yıl, elli yıl, altmış yıl önceki haberlerin benzerlerini, bugünkü gazetelerde okumak hiç mi hiç hoşuma gitmiyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder