14 Mayıs 2019 Salı

Kalan'dan kalan

Leyla Erbil'in Kalan adlı kitabından güzel satırlar:

"kapalı mı zihin
ortaklaşabiliyor mu başka zihinleriyle dünyanın
sınırlanmış mı alçaklık taşlarıyla
sınır tanımaz mı
özgür mü alabildiğine"  

Bu kadar güzel anlatılabilir erkeklerin kadınlara ilgisi ve onların yüz vermeyişi. Ne güzel bir benzetmedir labirent benzetmesi kadın cinsel organı için.

"Öyle bir zamanın oldu ki
erkekler fır dönüyor çevremde
bayılıyorlar içinden çıkamayacakları labirentime girmeye
oysa hiçbirinin eline vermemiştim
ucunu ibrişimden ipimin" 

"İntihar soylu ve kişisel bir seçimdi
'canlıbomba' ise bir seçilme
neden kendini öldürdüğünü nereden bileceksin"

"...ellerinin çizgisi ellerime benzeyen sevgilim...ben hep yanındayım."

Hazreti İbrahim için kitapta çokça geçen bölümlerden biri: "Şimdi bir peygamber masum bir çocuğu kesecek
neden
yaranmak için tanrıya
tanrı korkusundan mı"

"Ben öldüğüm zaman tabutumu senin süslemeni istiyorum. O yeşil örtüyü üzerimde istemiyorum.."
Aslına bakarsanız ben de istemiyorum böyle bir görüntüyü. Geride kalanların üzüntüsünü, duygusallığını daha da arttırıyor sanki üzerinde arapça yazılar bulunan o yeşil örtü. Renkli, capcanlı bir bez örtülebilir. Beni hatırlatan kıyafetler ya da ölürken üzerimde olan kıyafetler olabilir bak. Tabi hasta yatağımda öldüysem üzerinde kan olmayan kıyafetler.  

"...Tanrı dans ve şarkıyı kötü şeyleri unutmamız için yarattı, dedi...şarkı ve dans içimizi güzelleştirir, dedi...dans edince İshak mutlu olur mu dedim. olur dedi annem, şarkı ve dans ölüleri de mutlu eder şarkı geçmişi gelecekle bir yapar, canlandırır. babamı da canlı mı kılar, dedim. Yüzünün yelkovanı durdu.. Onu da dedi."  Dans bilmiyorum. İnşallah günah değildir bu.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder